Monday, September 23, 2013

Saraya, the Ogre's Daughter

‘Who am I to you?’ she asked. 
‘You are al-Carmel, my Saraya.’
‘And the sea and the sand and the fish and its shells?’
‘And the sea and the sand and its fish and its shells.’
‘And the whale?’
‘And the whale that sheltered Jonah in its belly.’
‘Would I cast you out on dry land?’
‘When al-Carmel and the sea cast me out.’
‘I never will.’

E. Habiby

Edward Said Last Interview

http://www.openculture.com/2013/09/edward-said-final-interview.html

Monday, September 9, 2013

http://www.youtube.com/watch?v=mYAo-dwZSrs

Wednesday, September 4, 2013

EV : YALNIZLIK SENFONİSİ // Hayati Baki



I

ev bomboş : burda yalnızlık bekler :
ışıltı ve gölge; sesin gizlendiği
sinip sığındığı kapı arkası. odada
sessizliğinden korkan sessizlik,
burda bekler : boşlukta tutunan körlüğü.

ev bomboş : burda yalnızlık bekler :
yaralı bir geyik gibi : iniltili
balkon bekler soluk soluğa kuşlarını :
orman ne yapar? : eşikte biriken
tozlu ışık ne yapar? : çıplak ellerini.

ev bomboş : burda yalnızlık bekler :
rüzgâr öylesine tuhaf, kaygısız geçerken
kanayan karlı akşamın fısıltısı, öpüşsüz :
kalır kederden sırılsıklam aşk;
körelir bakmanın bekleyişi, pencere.

ev bomboş : burda yalnızlık bekler. – –


II

burda yalnızlık oturur : kitap tozları.
burda yalnızlık oturur : salıncakta gece.
burda yalnızlık oturur : ince öfke, hüzün.
burda yalnızlık oturur : amcam ve kediler.
burda yalnızlık oturur : duvarlar ve palto.
burda yalnızlık oturur : yılkı atları.
burda yalnızlık oturur : cesaret ve korku.
burda yalnızlık oturur : deniz ve derinlik.
burda yalnızlık oturur : günaydın öteki.
burda yalnızlık oturur : hayâlin hâlleri.
burda yalnızlık oturur : körlük, sağırlık.
burda yalnızlık oturur : sade yalnızlık.
burda yalnızlık oturur : içinde ateş.
burda yalnızlık oturur : dikkat, dikkat et.

burada yalnızlık oturur : necati nesimi, iyilik. – –


III

yalnızlık neyi besler? : ev bomboş.
saksıların toprağını suyun dilini.
altıçizili sözleri beynin magmasını.
aşk yalnızlıktır onu : kimsesiz olmayı.
şarap vaktini sevişme zamanını.

yalnızlık neyi besler? : ev bomboş.
duyulmayan sesi besler, çıt yok.
metal yorgunluğunu kardeş kireçlenmeyi.
uzak ağlamayı çocukları : iğrenmeyi
borsadan silahtan : ebleh duygudan.

yalnızlık neyi besler? : ev bomboş.
belllek yenilenir : unutmaz, anımsar.
bu harika diyen sesi : yanılsamayı.
yoğunlaşır akıl, düşlem ve ufukla.
kiraz çiçeklerini severim : gençleşirim.

yalnızlıktır bu : bomboş evi besler. – –

Birhan Keskin

O büyük ve muazzam zamanda unuttum
Kanatlarım çok oldu üşüyor benim
Bu beyaz ıssızlıkta göğsüme düşüyor
Bu yüzden eğik boynum.

Bir kuşun anısı kalmış bende, saklı
Bundan gözlerimdeki kayalık,
İçimdeki serseri buzullar

Dürtme içimdeki narı
Üstümde beyaz gömlek var.

Birhan Keskin II

Thursday, August 22, 2013

Beklemiş Bir Paket Cigaranın Son Umuduna / Turgut Uyar



İşte suyumuzu kestiler ama masamda yine bir çiçek 
bir çiçeğin akşamı elbet bir çiçeğe benzeyecek 

nasıl güzel nasıl diri bir çiçek 
dipdiri adamlardan biri bir çiçek 

evet ben son ve kesin umuduyum bir paket cıgaranın 
bir köhne câmekanda sararmış alıp içmemi bekleyecek 

sonsuz bir camekânda 
başlangıçsız bir çiçek 

alırım seni tüttürürüm bir gün güzel tütün 
söyle kim var bunu benden daha iyi bilecek 

ey kalın duman gün senindir 
kim var senden daha doğru tütecek 


ben gelirim seni alırım büyük alanlara gideriz 
seninle ben o kavruk biçim bir de o diri çiçek 

ne sandın bütün alanlar bizimdir 
biziz ne varsa kalan, biziz ne varsa gerçek 

işte suyumuzu kestiler bu bir eylüldür ey teşrinievvel 
geleceksin intihar özlemleri de kıraçlar da gelecek 

nerden baksan bir bütün hüznümüz 
nerden baksan sonunda o diri çiçek 

ki hüznü bir mavilik duygusuna bozar gideriz biz 
çünkü biliriz yılkılarımız serin yaylalarda üreyecek 

yağmurlar yağar o serin yaylalara 
çünkü serin yaylalarda otlar büyüyecek 

bir çiçek bahçesinin elinden tutarız biz, biz olmasak kim ne 
kim pundunu bulup paralara kötü pazarlıklara böyle sövecek 

ey eski camekân ey diri çiçek 
biz olmasak şunlara bunlara kim sövecek 

ben seni alırım sakin evime koyarım sakin sonra gideriz 
gözlerim mavi, senin dumanın mavi, yüreğimiz bir okka çiçek 

suyun da denizin de mavi ve avuçların 
biliyorsun bir gün gökyüzü değişecek 

işte sürahiyi kırdılar suyumuz kesik hadi bakalım 
ey camekân seninle biziz ancak bunları yenileyecek 

hadi bakalım ey durgun çiçek 
hangi ıslak mendil bunları söyleyecek 

tatil bitti. güzel hasır şapkamı bir bıçakla değiştim 
suyumuzu kestiler işte ama masamda o diri çiçek 

tatil bitti şapkamı değiştim bir bıçakla 
o bıçak bir güzel cıgara gibi işleyecek


Wednesday, August 21, 2013

Sonsuz ve Öbürü / Turgut Uyar



en değerli vakitlerinizi bana ayırdınız
sağolunuz efendim
gökyüzünün sonsuz olduğunu bana öğrettiniz
öğrendim
yeryüzünün sonsuz olduğunu öğrettiniz
öğrendim
hayatın sonsuz olduğunu öğrettiniz
öğrendim
zamanın boyutlarının sonsuzluğunu
ve havanın bazan kuşa döndüğünü öğrettiniz
öğrendim efendim

ama sonsuz olmayan şeyleri öğretmediniz
efendim
baskının zulmun kıyımın açlığın
bir yerlere kıstırılıp kalmanın susturulmanın
aşk mutluluğunun ve eski hesapların
aritmetiğin bile


bunları bulmayı bana bıraktınız
size teşekkür ederim.